500 yıl önce çizilmişti... Hayat buldu

Edirne'de 1488 yılında 2'nci Selim tarafından akıl hastalarının tedavisi için yapılan Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'ndeki Darüşşifahane'de, 5 asır önce hastaların duvarlara resmini kazıdıkları tavus kuşları, müze yönetiminin girişimleriyle tarihi yapının bahçesinde beslenmeye başladı. Müzeye gelen ziyaretçilere görsel şölen yaşatan tavus kuşlarını özenle besleyen görevliler, beslenmelerinden temizliklerine kadar tüm ihtiyaçlarını karşılıyor

Edirne'de Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'nde bulunan Darüşşifahane bahçesinde, 1982 yılındaki restorasyon çalışmaları sırasında ortaya çıkan tavus kuşu figürleri tarihi yapıda hayat buldu.

DHA'nın haberine göre Trakya Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrenciler tarafından yapının duvarında fark edilen ve 5 asır önce hastaların çizdiği düşünülen figürlerden yola çıkılarak, müzenin bahçesinde yeniden tavus kuşu beslenmeye başladı.

Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürü Hakan Akıncı, 500 yıl önce külliyede beslenen tavus kuşlarını bugün de besleyerek o tarihi canlandırmaya çalıştıklarını söyledi.

Tavus kuşu figürlerinin ilk olarak 1982 yılında fark edildiğini söyleyen Akıncı, "Trakya Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrenciler tarafından duvarda hayvan resimlerinin çizildiği fark ediliyor. Duvarlara baktığımızda özelikle ağırlıklı olarak tavus kuşu resmini fark ettik. Bu grafiklerden o dönemde burada tedavi gören ve zaman zaman hava almak için iç bahçeye çıkarıldıkları esnada orada görmüş oldukları göze hoş gelen tavus kuşlarını duvara kazıdıkları düşünülmektedir. Biz de buradan hareketle gelen misafirlerimize burada yapılan uygulamaları da hatırlatmak adına tavus kuşlarını beslemeye başladık" dedi.

Kuşların sürekli olarak görevlileri tarafından beslenip bakımlarının yapıldığını söyleyen Akıncı, "Bunların kümesleri var, o kümeslere akşam olduğu zaman hepsi giriyor. Gündüz olduğu zaman kapıları açılır ve toplu olarak bahçede toplanıyorlar, akşam olduğu zaman da yine hepsi gece barınacakları alana geliyorlar. Koronavirüs dolayısıyla müzemiz kapalı ama buna rağmen, burada görev yapan arkadaşlarımız peyderpey gelip onların bakımını devam ettirmekteler. Beslenmelerini, barınmalarını ve temizliğini yerine getiriyorlar" ifadelerini kullandı.

Akıncı, Pazarkule Sınır Kapısı'nda Yunanistan'a geçmek için gelen göçmenlere, Yunan asker ve polislerinin attığı gaz bombalarından etkilenen bölgedeki tavus kuşlarını da külliyenin bahçesine aldıklarını söyledi. Akıncı, "Pazarkule Sınır Kapısında yaşanan olaylarda atılan gaz bombalarından etkilenen tavus kuşlarını da buraya alarak bizim tavus kuşlarıyla birlikte hoş bir ortam yarattık. Trakya Üniversitesi olarak bu hayvanlarımızın bakımını üstlenmekteyiz. Yani 400- 500 yıl önce külliyede beslenen tavus kuşlarını bugün bizler de besleyerek o tarihi canlandırmaktayız" diye konuştu.

Külliye'nin bahçesinde, tavus kuşlarıyla birlikte Osmanlı'nın bir başka kayıp süsü olan sultan tavukları da beslendiğini belirten Akıncı, "Burada tavus kuşlarımızla birlikte sultan tavuklarımız da var. Onlar da Osmanlı Sarayları'nın kayıp süsleridir. Özellikle 17'inci yüzyıldan sonra İngiltere'ye gönderilmesinden sonra ülkemizde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan tür olan sultan tavukları yine aynı titizlikle Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi bahçesinde bakılmakta. Onlar da külliyemize gelen, Osmanlı kültürünü en iyi şekilde yansıtan bu yapılar topluluğu içerisinde yine Osmanlı'nın bir taltif nişanesi olan, padişah tarafından yükseltilen bir memura gönderilen bu tavukların da gelen ziyaretçilerin beğenisine sunulmasını da bir başka incelik olarak görüyoruz" dedi.

Bu haber Kübra Çelebi tarafından son kontrolden geçirilerek yayına alınmıştır.