Seyahat
162 gün önce

Türkiye’nin incisi: Eskişehir

İşte size Eskişehir gezi rehberi…


Geçen ay başladığımız ‘her ay yeni bir durak’ projesi kapsamında bu ay; Yılmaz Büyükerşen’in adeta yeniden yarattığı, zamana inat her geçen gün daha da gençleşen; parklarıyla, gondoluyla ve tarihi Odunpazarı ile Türkiye’nin incisi Eskişehir’de aldık soluğu.

 İşte size Eskişehir gezi rehberi…

Tarihi M.Ö. 14’ yüzyıla dayanan ve Kurtuluş Savaşı mücadelesi yıllarında önemli bir yere sahip olan Eskişehir, sahip olduğu güzelliklerinin yanı sıra İstanbul’a olan uzaklığı ile haftasonu kaçamakları için ideal. Tabi ki detaylara geçmeden önce; her zaman olduğu gibi ekipten bahsedelim. Geçen ay Adana-Mersin’i birlikte gezdiğimiz Iğdır’ın asi çocuğu Timuçin ve biricik eşi, ekibin bilim insanı Zeynep; her daim yurtiçi-dışı gezen, seyahat tutkunu can kardeş, ekibin reisi Didem ve kamp adamı Selo Başkan; tabi ki bizim hanım.

Yine bir Cumartesi sabahı 2 araba, 6 kişi düştük yollara. Yaklaşık 3, 5 saatlik bir yolculuktan sonra güzel havanın verdiği keyif ve yeni bir şehri görecek olmanın heyecanıyla başladık Eskişehir’i gezmeye. Sırasıyla Kentpark, Sazova, Adalar Bölgesi, Haller Gençlik Merkezi ve Odun Pazarı’nı gezdik.

Kentpark

İçinde Türkiye’nin ilk yapay plajı olan ve 300.000 m2’lik yer üzerine kurulu şirin mi şirin bir alan Kentpark. Yapay plajın yanı sıra, yürüyüş yapabilir, kafe-restorantlarda çay kahve molası verebilir ve kuğuları izleyebilirsiniz.

Parkta bulunan farklı ağaç türleri de yine keyfinizi arttıran bir diğer etken.  İstanbul’da yaşayan biri olarak böyle yerleri gördükçe ayrıca mutlu oluyorum. Uzunluğu 350 metre olan plaj, yaz sezonu boyunca 10:00 – 18:00 arası hizmet veriyor. Park görmeye değer.

Sazova ( Bilim, sanat ve kültür parkı)

Bence Eskişehir’in en güzel, en keyifli yeri Sazova. Hakkını vererek gezerseniz en az yarım gün ayırmanız gerek; bir de çocuğunuz varsa Sazova’da keyifli bir tam gün geçirebilirsiniz. 400.000 metrekarelik alanda Esminyatürk,  hayvanat bahçesi, Masal Şatosu, Korsan Gemisi, yapay gölet, Eti Sualtı Dünyası,  Bilim ve Deney Merkezi, Sabancı Uzay Evi, Türk Dünyası Bilim-Kültür Merkezi ve amfi tiyatro yer alıyor. İçinde yapabileceğiniz o kadar çok aktivite var ki. Hatta şu bile çok keyifli bence; içeceklerinizi alın, atın kendinizi çimenlere, gölün kenarına.

Parka giriş ücretsiz. Yapacağınız aktiviteler için çok cüzi ücretler ödüyorsunuz. Bu arada Adana Merkez Park ve Vondelpark’a da yine selam çakıyoruz; çimlerde otururken. Tertemiz, yemyeşil bir alan Sazova. Bir dipnot ilave edelim. Dönüşte ‘Devrim Arabası’nın sergilendiği TÜLOMSAŞ’a gittik ancak 16:00 sonrası ziyaret olmadığı için ne yazık ki giremedik müzeye. Eskişehir’e gitmişken 1961 yılında 4 adet üretilip, günümüzde sadece 1 tanesi kalan ‘Devrim Arabası’nı görmenizi tavsiye ederim.

Tarihi Odunpazarı

Eskişehir’in en eski semti Odunpazarı. Semtte yer alan tarihi yapılar ve geleneksel Türk Evleri ile meşhur Odunpazarı, şehrin en çok turist çeken noktalarından biri. Tarihi dokusunu günümüze taşıyan Odunpazarı’nda hediyelik eşya, yeme içme ve konaklama için bolca seçenek var. Biz sokaklarda rastgele gezdikten sonra kendimizi tarihi bir konağın bahçesine atıp tatlı yorgunluğumuzu acı bir kahveyle attık.

Odunpazarı’nda görmeniz gereken yerler; Kurşunlu Camii Külliyesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Lletaşı Müzesi, Cam Sanatları Merkezi, Şelale Park, Eskişehir Balmumu Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Şeyh Edebali Müzesi ve Alaaddin Camii gibi çok kıymetli yapılar yer alıyor.

Porsuk çayı / Adalar bölgesi

Porsuk Çayı, Eskişehir’e hayat veren şehrin en önemli simgelerinden biri. Porsuk Çayı üzerinde, kafeleri, mekanlarıyla meşhur yerlerden biri ise halkın ‘Adalar’ olarak adlandırdığı bölge. Hem Porsuk’ta gondol turu yapmak hem de bir şeyler içmek için kalabalığa karışıp yürüdük. Kalabalıktan dolayı maalesef kanal turu yapamadık. Ama çok güzel bir mekan bulduk. Giderseniz kesinlikle uğrayın derim; Traveler’s Cafe.

Haller Gençlik Merkezi

Eskiden sebze-meyve hali olarak kullanılan bina, belediyenin katkılarıyla gençlik merkezine dönüştürülmüş. İçinde kafe, restoran, kütüphane, sergi salonu ve hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Eskişehir gezimizde uğradığımız keyifli noktalardan biriydi diyebilirim.

Yeme / İçme

Eskşehir diyince ilk akla gelen lezzetlerin başında malumunuz çiğ böğrek geliyor. Şehre ayak basar basmaz, gittik yerinde yedik. En meşhur mekan Papağan. Porsiyon 15 TL, doyurucu. Ayırca met helvası ve balaban köfte de diğer öne çıkanlar ama biz yalnızca çiğ böğrek yedik. Ayrıca yukarıda bahsettiğim Traveler’s Cafe’ye de bir uğrayın derim. Gezginler tarafında kurulduğunu duymuştum Eskişehirli bir arkadaşımdan.

Ulaşım / Konaklama

Şahsi araç ile İstanbul’dan yaklaşık 3,5 saatlik bir yolculuk ile ulaştık Eskişehir’e.  Otobüs firmaları ile de sürekli seferler mevcut. Bir diğer seçenek de İstanbul (2 saat 30 dakika), Ankara(1 saat 30 dakika) ve Konya’dan(2 saat 15 dakika) yapılan yüksek hızlı tren seferleri. Ayrıca tur firmalarını da tercih edebilirsiniz. Ben hayatımda ilk kez bir tur firmasıyla Kapadokya’ya gidip; çok da keyif almıştım. Tur firmalarına da bir bakın derim. Fiyatlar gayet iyi.

Konaklama için ev kiraladık. Malum Eskişehir’de öğrenci çok fazla. Haliyle apart tarzı ev çok yaygın. Biz de kalabalık olduğumuz için uygun bir fiyata 3+1 daire tuttuk. İlla otel derseniz; şehir de ucuzdan, pahalıya birçok otel var. Ayrıca Odunpazarı’nda yer alan tarihi konaklar da diğer seçenek. Genel olarak; keyifli bir hafta sonu geçirdik. Eskişehir gerçekten dinamik bir yapıya sahip, örnek belediyecilik, örnek şehirlerden biri. O yüzden görülmeye değer.

 

Fotoğraflar: Gökhan GÜNAY, Alamy

KAYNAĞI GÖR