Sağlık
282 gün önce

MS hastalığına "Alemtuzumab" yöntemi umut oldu

25 yaşındaki Sabahat Ünal Sağlık Bakanlığı'ndan özel izinle Türkiye'ye getirtilen ilaçla sağlığına kavuştu.


Multipl Skleroz (MS) hastalığı ile 8 yıldır mücadele eden 25 yaşındaki Sabahat Ünalan, bu hastalar için nadir uygulanan bir tedavi yöntemi olan "Alemtuzumab" yöntemi ile sağlığına yeniden kavuştu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan, ancak Türkiye'de henüz izin verilmemiş olan "Alemtuzumab" tedavisini, Sağlık Bakanlığının özel izniyle 25 yaşındaki MS hastası Sabahat Ünalan'a uyguladı.

Bolu'da yaşayan, 25 yaşındaki Ünalan, 2009'da ortaya çıkan MS hastalığıyla uzun süredir mücadele ediyor.

Hastalığı ilaç tedavisine artık yanıt vermeyen Ünalan, hastalığının son döneminde yürüyememe sorunu yaşamaya başlayınca, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Ünalan, uygulanan özel bir tedaviyle sağlığına kavuşarak ayağa kalkmayı başardı.

"MS vücudun bütün bölgelerini vuruyor"

Yaşadıklarını anlatan Ünalan, hastalıkla tanıştığı ilk yıllarda vücudunda sürekli uyuşmalar olduğunu ifade ederek, "Zamanla sağ ayağımda güç kaybı oluştu ve yürüyememeye başladım. MS ile onun ne olduğunu bilmeden tanıştım. Bu süreçte çok sayıda atak geçirdim. MS ciddi bir rahatsızlıkmış, bunu acı bir şekilde öğrendim." dedi.

Lise son sınıf öğrencisi olduğu dönemde rahatsızlandığını anlatan Ünalan, hastalık yüzünden bir süre hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldığını söyledi.

Liseyi uzaktan eğitimle birincilikle bitirdiğini aktaran Ünalan, "Daha sonra Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandım. Puanım yüksekti, hastalığım yüzünden il dışını tercih edemedim. Üniversiteye başladım, ancak her ay hastaneye yattığım için yine uzaktan eğitimle Sosyal Hizmet Bölümü'nü okudum. O sırada kamu personeli sınavına girdim ve kazandım. 5 yıldır da bir kamu kurumunda memur olarak görev yapıyorum. Yüksek lisansa devam etmeyi düşünüyorum." diye konuştu.

Tedavisi süresince spor da yaptığını anlatan Ünalan, özellikle platesin kaslarını çok güçlendirdiğine bizzat şahit olduğunu söyledi.

MS'in oldukça zor bir hastalık olduğunu ifade eden Ünalan, "Eğitim ve sosyal yaşamdan kaybettiklerim oldu. MS belli bir bölgeyi değil, vücudun bütün bölgelerini vuruyor. Benim ataklarım da hep yürümeyle ilgili oldu. Çok sayıda atak geçirdim. Kendimi toparladığım anda, yeniden bir atak başlıyordu. Bu hastalıkla mücadele edenlere en büyük tavsiyem, inançlarını kaybetmesinler ve sporu asla ihmal etmesinler." dedi.

"MS'te üçüncü basamak tedavi uygulandı"

Hastanenin Eğitim ve İdari Sorumlusu Nöroloji Ana Bilim Dalı Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Şeref Demirkaya ise, MS'in tedavisi olan ve seyri değiştirilebilen bir hastalık şekli olduğunu ifade etti.

Demirkaya, "Bizim hastalarımız normal hayatlarına devam eden, atak dışında günlük hayatını sürdürebilen, mesleğini yapabilen hastalar. Maalesef çok bilindik olmadığı için böyle kötü örneklerle anılan bir hastalık." dedi.

Sabahat Ünalan'ın kendilerine başvurduğunda vücudunun bir tarafında güçsüzlük olduğunu, yürüyemediğini ve gözlerinde çift görme durumu bulunduğunu anlatan Demirkaya, şunları kaydetti:

"Arkadaşımızın diğer tedavilere yanıt alamadığını görünce, biz üçüncü basamak tedavi olan, dünyada şu anda MS merkezlerinde kullanılan bir tedaviyi hastalarımıza uygulamak istedik. Sağlık Bakanlığı da bu alanda bize yardımcı oldu ve ilacımızı temin edebildik. Şu anda ilaç, Türkiye'de henüz daha onaylı değil. Sağlık Bakanlığının izniyle getirtebiliyoruz. Biz de kliniğimizde ilk kez Sabahat'a bunu uyguladık. Şu anda durumu gayet iyi. Çift görme problemi düzeldi. Denge sorunu var, ancak onu da fizik tedaviyle düzelteceğiz."

"Alemtuzumab" adı verilen bu tedavinin her hastaya uygulanamadığını vurgulayan Prof. Dr. Demirkaya, ilaca yanıt veremeyen hasta gruplarında bunun uygulanabildiğini söyledi. Demirkaya, bu yöntemin uygulanabilmesi için birinci ve ikinci basamak tedavilerin uygulanmış, ancak bunlara yanıt alınamamış olması gerektiğini belirtti.

KAYNAĞI GÖR